top of page
  • Yazarın fotoğrafıEsmanur Kılıçman

TESPİTE İTİRAZ EDİLMESE BİLE HERKES ASKI İLAN SÜRESİNDE KADASTRO TESPİTİNE KARŞI DAVA AÇABİLİR.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU

(04.02.2009 t. ve 16-809/43 s.)


ÖZET: Tespite itiraz etmis olsun veya olmasin herkes askı ilan süresi içerisinde kadastro tespitine karsi Kadastro Mahkemesinde dava açabilir.


Taraflar arasindaki "kadastro tespitine itiraz' davasindan dolayi yapilan yargilama sonunda: Kadastro Mahkemesince davanin görev yönünden reddine dair verilen 20.03.2006 gün ve 2006/179-18 sayılı kararin incelenmesi davacı Hazine vekili tarafindan istenilmesi üzerine, Yargitay 16.HD'nin 29.01.2007 gün ve 6457-22 sayili ilami ile; (Kadastro çalismalari sirasinda 645 parsel sayili 31. 100 m° yüzölçümündeki tasinmaz kazandirici zamanasimi zilyetligi nedeniyle davalilar adina tespit edilmistir. KK geçici 5. maddesinde 5304 sayil Yasanin 12. maddesi ile yapilan degisiklik uyarinca komisyon kararinin ilgililerine tebligi için yapilan askı ilan süresi içerisinde davaci Hazine vekili, tasinmazin Devletin hüküm ve tasarrufu altinda bulunan yerlerden olduguna dayanarak dava açmistir. Mahkemece yapilan yargilama sonunda; davanin görev yönünden reddine karar verilmis; hüküm, davaci Hazine vekili tarafindan temyiz edilmistir. Mahkemece 3402 sayil KK yürürlüge girmeden önce 766 ve 2613 sayili Kanun hükümlerine göre kurulmus komisyonlara intikal etmis ve edecek itirazlarin bu komisyonlarca sonuclandirilip, 3402 sayil KK'nin degisik geçici 5. maddesi geregince askı ilanina cikarilmasi halinde, önceden tutanaga itiraz etmeyen kisilerin aski ilan süresi içerisinde açtiklari davaya Kadastro Mahkemesinde bakilamayacagi, bir diger fade ile KK'un 5304 sayili Kanunun 12. maddesi ile degişik geçici 5. maddesi hukmü uyarınca tutanagin yeniden aski ilanina çikarilmasinin tutanaga itiraz etmeyenlere yeni bir hak bahsctmeyecegi gerekçesi ile davanin görev yönünden reddine, dosyanin görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmis ise de: degerlendirme dosya kapsamina ve yasa hükümlerine uygun düsmemektedir.


Bilindigi üzere, 766 sayılı Tapulama Kanununa göre duzenlenen tutanaklar ayn yasanin 26. maddesi geregince askiya çıkarilmakta, askı ilan süresi içinde yapilan itirazlar 28. madde geregince kurulan komisyonlarca incelenip karara baglanmakta, bu karar Tapulama Müdürü tarafindan itiraz eden ile lehine tapulama tespiti yapilana Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca teblig edilmekte idi. Komisyon kararina karsı dava açma süresinin bu tebligden baslayacağı, kanunda açikça vurgulanmistir. Tebligatlarin haklı olarak ilgililere farkli zamanlarda yapilmasi, tebligatta karişikliklara neden olmus, tutanak bazi kisiler yönünden kesinlestigi halde, bazi kisiler yönünden kesinlesmedigi gibi sonuçlar ortaya cikarmis, bu da açilacak davalara bakacak mahkemenin belirlenmesinde uyusmazlıklara neden olmustur.


Ayrica tebligat için ödenek bulunamaması da komisyon kararlarinin senelerce ilgililere ulastirilamamasina ve uyusmazliklarin sürüncemede kalmasina yol açmistir. 3402 sayilı KK'nun hazirlanmasi sirasinda bu sakincalar nazara alan kanun koyucu; tanzim edilen tutanaklarin ve bu tutanaklarla ilgili komisyon kararlarinin 30 gün süre ile ilana cikarılacagini, bu ilaninin ilgili gerçek kisilere kamu ve özel hukuk tüzel kisilerine sahsen yapilmis teblig niteliginde bulundugunu, itirazi olanlarin aski ilan süresi içerisinde dava açabilecekleri genel kuralini benimsemis, kanunun geçici maddesinde de "bu kanunun yürürluge girmesinden önce 766 ve 2613 sayili Kanun hükümlerine göre kurulmus komisyonlara intikal etmis veya edecek itirazlar, bu komisyonlarda, bu kanun hükümlerine göre sonuclandirilir. Tebligatlar ve ilanlar 766 ve 2613 sayili Kanun hükümlerine göre yapilir" hükmü ile de komisyonlara intikal etmis veya edecek itirazlar yönünden eski uygulamanin devam edecegini belirtmistir. Ne var ki, aradan geçen zaman içerisinde (bir kisim itirazlar için bile olsa) eski uygulamanin devamina imkan vermenin, eski sakincalarin artarak devamina imkan vermek anlamina geldigi anlasilmis, bunun üzerine kanun koyucu 22.02.2005 tarih 5304 sayili Kanunun 12. maddesi ile KK geçici 5. maddesini "bu kanunun yürürlüge girmesinden önce 766 ve 2613 sayili Kanun hükümlerine göre kurulmus komisyonlara intikal etmis veya edecek itirazlar, bu komisyonlarda, bu kanun hükümlerine göre incelenip ask ilanina alinarak sonuçlandirilir" sekline dönüstürülerek Tebligat Kanununa göre tebligden vazgeçip, yasanin temel ilkesi olan ilanen duyuru yolunu seçmistir.


Kanun koyucu tarafindan seçilen bu yol, aynı parsel hakkinda ask ilan süresinde açilacak tüm davalarin Kadastro Mahkemelerinde görülmesini, kisa zamanda en az masrafla, en dogru sekilde sonuçlanmasini ve taraflarin ibraz edecegi delillerin bir bütün olarak tartişilip sonuca ulasilmasint saglayacak bir yoldur. Aksinin düsünülmesi 766 sayil Kanunun 28. maddesinin ortaya cikardigi tüm olumsuzluklarin devamina imkan saglamak anlami tasimaktadir. Bir baska anlatimla, KK'nun geçici 5. maddesi geregince yapilan ilant, itiraz edenlere teblig hükmünde sayip itiraz etmeyenlere Kadastro Mahkemesinde dava hakki tanimamak hukukun savunul-masi ve kabul edilmesi mürkün olmayan sonuçlar doguracaktu. Soyle ki; 766 sayli Yasanin yurirluja sirasinda tanzim edilen tutanaga itiraz edilip, itirazi KK gecici 5. maddesi geregince incelenip komisyon karan ve tutanagin askiya çikarılmasi durumunda, itiraz edenlerin ask ilan içerisinde açacagi (Ornegin tescil davasi) dava Kadastro Mahkemesinde, tutanak kesinlesmemis olmasina ragmen tutanaga itiraz etmeyen Hazinenin açtigi (tescil veya tescile itiraz davası) dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecektir. Bu kabul sekli, kanun koyucunun anlatmaya çaliştigimiz amacina uygun olmadiği gibi, Anayasa ve HUMK 'un yargilamanin kisa zamanda, en az masrafla sonuclandırilması gerektigi yolundaki kurallarina ve aski ilani suresinde açilacak davalarin Kadastro Mahkemesinde görulecegine dair KK 11. maddesi hukmüne de açikça aykiridir. Zira, 3402 sayil Yasanin hiçbir maddesinde ask ilanı süresinde Kadastro Mahkemesinde dava açabilmek için önceden itiraz etmis olma sarti aranmamistir. Müsahhas olayda tutanak 17.06. 1956 tarihinde tanzim edilmis, tutanaga Rizkonun yaptign itiraz KK geçi-ci S. maddesi geregince incelenip tutanak ve komisyon karari 23.08.2005 tarihi ile 22.09.2005 tarihinde askiya fikanilmis, tutanaga itiraz etmeyen Hazine, 06.09.2005 tarihinde ve ask ilan süresi içerisinde dava açmistir. Mahkemece KK gecici 5. maddesi geregince yapilan ilanin itiraz edenlere teblig hükmünde oldugu ve itiraz etmeyenlere dava açma hakki vermeyecegi gerekçesi ile davanin görev yönünden reddine karar ve-rilmistir. Yukarida etraflica yapilan açiklamalardan da anlagilacagi üzere, mahkemenin bu kabul sekli, kanun koyucunun amacina ve 3402 sayil Yasanin amir hükümlerine aykin bulunmaktadir. Bu durumda, taraflardan iddia ve savunmalari ile ilgili tüm delil-leri istenip, gerekli degerlendirmenin yapilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Mahkemenin görevsiz oldugundan bahisle yazili oldugu sekilde hüküm kurulmast isa-betsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri evrilmekle, yeniden yapilan yar-gilama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmistir.


Dava, kadastro tespitine itiraz istemine iliskindir.


Davaya konu olan olayda kadastro tutanag. 17.06.1956 tarihinde tanzim edilmis, tutanaga Rizko'nun yaptigi itiraz, KK geçici 5. maddesi geregince incelenip, tutanak ve komisyon karari 23.08.2005-22.09.2005 tarihleri arasinda askiya cikarlmis, tutanaga itiraz etmeyen Hazine, 06.09.2005 tarihinde ve ask ilan süresi içerisinde dava açmustir.

Komisyon karari kesinlesmeden önce yürürlüge giren KK'nun 5304 sayil Yasanin

12. maddesiyle degisik 5. maddesi uyarica, komisyon kararindan sonra yapilan aski ilan süresi içinde açilan bu davada davac Hazine vekili, davalilar adina zilyetlikle edinme kosullarinin olusmadigini iddia etmektedir.


Mahkemece KK geçici 5. maddesi geregince yapilan ilanin itiraz edenlere teblig hükmünde oldugu ve itiraz etmeyenlere dava açma hakki vermeyecegi gerekçesi ile davanin reddine karar verilmistir.


Özel Dairece, mahkemenin bu kabul seklinin kanun koyucunun amacina ve 3402 sayil: Kanunun amir hükümlerine aykin oldugu açiklanarak; taraflarin iddia ve savun-malan ile ilgili tüm delilleri istenip, gerekli degerlendirmenin yapilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektigi gerekçesi ile hüküm bozulmus, mahkemece önceki hükümde direnilmistir.

Uyusmazlik; kadastro tutanagina ask ilan süresi içerisinde itiraz etmeyen Hazine-nin daha sonra Kadastro Mahkemesinde dava açabilip açamayacagi noktasinda toplan-maktadir.

5602 sayil Tapulama Kanununda yer alan hükümler uyarica, itirazlarin dogrudan dogruya mahkemelere yapilmasinin islerin gereksiz olarak artmasina neden oldugu, soju kez ciddi bir nitelik tasimayan itirazlar nedeniyle mahkemelerde is sayisinin sürat-le artic, ve davalarin strincemede kaldigi dusundlmüs, itirazlarn mahkemelere intika. linden once bir komisyonda incelenmesi wygun görillerek 509 sayil Tapulama Kanuna ile kurulus ve salisma sckilleri belirtilen "Tapulama Komisyonuna" yer verilmistir, Ancak, 509 sayili Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafindan iptal edilmesi Uzerine gururluge giren 766 sayth Tapulama Kanununun 28 ve 29. maddelerinde "Tapulama Komisyonu" yeniden düzenlenmistir. Yukarida açiklanan tapulama komisyonu müesse.

Ssi kendisinden beklenen yarar saglamadign, aksine islemierin sürüincemede kalmasina, sest k crosyalarmin mahkemeler ile capulama komisyonlar arasinda gidip-gelmesine, tespillerin kesinlesmesini önlemek için hakh bir neden olmadigi halde keyfi itirazlarin yapilmasina sebebiyet verdigi, 766 sayil: Tapulama Kanununun yillarca süren uygulama sirasinda gözlenmis, bu sakincalan göz önünde bulunduran kanun koyucu 766 sayil, Tapulama Kanununun 28. ve 29. maddeleriyle, 2613 sayih Kanunun 22. ve 26. madde. lerinden farkh hükümler getirmis, komisyonlarin kurulus ve isleyis sekillerini yeniden düzenlemis, idari bir kurulus olan komisyonlarin çalismasini ask ilanindan önceki bir döneme almis, ask ilant süresi içinde kadastro tespitlerine karst "herkese" dogrudan do§ruya Kadastro Mahkemesine basvurma imkant saglamistir.


3402 sayil KK 11/son maddesi "bu kanun geregince yapilan ilanlar, ilgili gersek kisilere, kamu ve özel hukuk tüzel kisilerine sahsen teblig edilmis sayihir" hükmünt getirmistir. 766 sayil Kanunun 26. maddesi uyarica yapilan ask ilanina kars 30 gün içinde itiraz edildigi takdirde bu itirazlar, 28. maddeye göre kurulan tapulama komisyo-nunda incelenip karara baglanmakta, bu karar da itiraz eden ile lehine karar verilene Tebligat Kanunu hükümleri geregince teblig edilmekte, tebligat islemleri ilgililerin açik adresleri bilinemedigi için yerine getirilememekte ve böylece tapulamanin amacing aykin olarak sicillerin olusmas: gecikmekteydi.


iste, kanun koyucu, kadastro tutanaklarinin en kisa zamanda kesinlesmesini sa§la-mak amactyla, bu kanunla yapilan ilanlarin ilgili gerçek kisilerle kamu ve özel hukuk tüzel kisilerine sahsen teblig edilmis sayilacagi hükmüne yer vermis (bu hüküm 2613 sayil Kanunun 26. maddesiyle, 6831 sayili Orman Kanununun degisik 11. maddesinde de yer almaktadir), böylece 3402 sayih KK ile sistem degisikligine gidilmis, 766 sayili Yasadaki komisyon karari tebligi ve komisyon karari taraflarinin dava açabilmesi dü-zenlemesi terk edilerek tespitin ask ilanina cikalmasi saglanmis, itiraz etmis olsun veya olmasin herkese Kadastro Mahkemesinde dava hakki taninmistir.


Tespite itiraz etmemis ve 3402 sayil Yasanin 10/2. maddesi uyarinca, kadastro komisyonuna komisyon tutanagi düzenletmemis olan kisi, ask ilan süresi içerisinde kadastro tespitine karst dava açabilecegi gibi, tespite itiraz etmis olup da komisyon tutanagi ile itiraza reddedilmis olan kisi de ayn sekilde Kadastro Mahkemesine dava açabilecektir. Diger bir ifadeyle, tespite itiraz edilmis olsa da, olmasa da, komisyonca kadastro tespiti degistirilmis bulunsa da, bulunmasa da ask ilani suretiyle kisilere duyu-rulmus olan tespite karst itiraz eden ya da etmeyen herkes, aski ilan süresi igerisinde Kadastro Mahkemesine dava açabilecektir. Aski ilan, tespitin ya da tutanagin ask ila-nindan evvel kesinlesmesini önler. Aski ilani tarihleri Kadastro Mahkemesine herkes bakimindan sinirlama olmaksizin dava açabilecek günlerdir. Boylece herkes süratle Kadastro Mahkemesinde hakkin arayabilecek, aym parselle ilgili farkli kigiler yönün-den ayn anda farkli mahkemeler görev yapamayacak, aym parsele iliskin yargilamada bütünlük de saglanmis olacaktir. Aski ilani müessesesi tespit ve tutanaklarin kesinles-mesini önledigi için, ask ilan süresi içerisinde açilan davalarda genel mahkemelerin görev yapmasi mümkün degildir.


Kadastro Mahkemeleri, ask ilant üzerine (tespit kesinlesmis olsun olmasin) tuta-nagin kesinlesmemis oldugu tüm hallerde görev yapacaktir. Tapulama tespiti sonunda düzenlenen tutanak bir bütün olup, asil olan vaki itiraz üzerine tutanagin kesinlesmeme-si oldugundan, herhangi bir kisi tarafindan tespite yapilan itiraz, tespiti de askida bira-kacagindan, ask ilan süresi içerisinde üçüncü kisilerin açtigi davalar yönünden de tutanak kesinlesmemis oldugu için, Kadastro Mahkemesinin görevli kilinmasi yerlesmis Yargitay Içtihatlarina da uygun bulunmaktadir. 3402 sayili Yasa uyarica yapilan tespi-te karsi yapilan itiraz üzerine düzenlenen komisyon tutanaginin ask ilanina alinmasi halinde, tespite itirazi olmayan kisilerin ask ilan süresi içerisinde açtigi davalarda Ka-dastro Mahkemesi nasil görevli ise, geçici 5. maddedeki degisiklikten sonra Kadastro Mahkemesi ask ilanina alinan komisyon kararina karsi üçüncü kisilerin açtigi davalarda da ayni sekilde görevli olacaktir. Bu ilkeler, Yargitay HGK'min 22.10.2008 gün ve 2008/16-645 E. 2008/645 K. sayil ilaminda da aynen benimsenmistir.


Hal böyle olunca; yerel mahkemece, HGK°ca da benimsenen Özel Daire bozma kararina uyularak, komisyon kararinin tarafi olmayan Hazine'ce ask ilan süresi içerisinde açilan eldeki davada da Kadastro Mahkemesinin görevli oldugu göz önünde bulundurulmak suretiyle isin esasina girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yanilgil gerekçeyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykindir. Direnme karan bu nedenle bozulmalidir.



Comments


bottom of page