top of page
  • Yazarın fotoğrafıEsmanur Kılıçman

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI, İŞE İADE DAVASI NETİCESİNDE VERİLEN KARAR TESPİT NİTELİĞİNDE OLDUĞU

T.C. Yargıtay


9.Hukuk Dairesi

Esas: 2009/9653

Karar: 2011/9539

Karar Tarihi: 31.03.2011




İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - DAVACININ İLAMLARIN İCRASININ HER YERDEN İSTENEBİLECEĞİNİ İLERİ SÜRMÜŞ İSE DE İŞE İADE DAVASI NETİCESİNDE VERİLEN KARAR TESPİT NİTELİĞİNDE OLDUĞU - YETKİ İTİRAZININ GEREKÇESİZ OLARAK REDDEDİLMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU


ÖZET: Somut uyuşmazlıkta, davacı işe iade davası sonucu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen ilamı Ankara İcra Müdürlüğünde takibe koyarak davalı aleyhine ilamlı icra takibinde bulunmuştur. Davalı icra dairesinin yetkisine itirazda bulunarak Kırşehir İcra Dairesinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Davacı ilamların icrasının her yerden istenebileceğini ileri sürmüş ise de işe iade davası neticesinde verilen karar tespit niteliğinde olduğu için davacının dayanak gösterdiği içtihadın somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemece 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ilgili maddesi uyarınca yetki hususunun çözümlenmesi gerekirken davalının yetki itirazının gerekçesiz olarak reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.


(5521 S. K. m. 5) (2004 S. K. m. 67) (9 HD 26.05.2008 T. 2008/20378 E. 2008/12778 K.)


Dava: Davacı, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazimatının ödetilmesine, karar verilmesini istemiştir.


Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.


Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:


Karar: Davacı işe iade davasının kesinleşmesinden sonra süresi içerisinde işverene müracaat etiğini ancak işe başlatılmayarak 79,73 TL ödeme yapıldığını, bakiye 78,51 TL için ise icra takibinde bulunduklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini istemiştir.


Davalı cevap dilekçesinde takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, yetkili mahkemenin Kırşehir İş Mahkemesi ve yetkili icra dairesinin Kırşehir İcra Daireleri olduğunu belirterek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.


Mahkemece davanın kabulüyle davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline 4544 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.

Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.


Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur.


Mahkemece davalının yetki itirazı gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir.


5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde iş uyuşmazlıklarında yer itibariyle yetkili iş mahkemeleri belirlenmiştir. Buna göre, <iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.>


İş mahkemelerinde yetki kuralı, H.U.M.K.'nun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkili kılmaktadır.


İş mahkemesine açılan dava, dava tarihinde davalının ikametgahının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.


Türk Medeni Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca gerçek kişi yönünden <Yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir". Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgah sayılması gerekir. Aynı kanununun 49 uncu maddesi uyarınca da, <Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. Bu yer de genelde merkezin bulunduğu yerdir (Dairemizin 23.06.2008 gün ve 2008/17468 Esas, 2008/17262 Karar sayılı ilamı).


Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı yer, bir başka anlatımla işyeri tanımına 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nda yer verilmemiştir. İşyerini tanımına 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre <İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlarla işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmetle nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlarla oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.> Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır.


İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 s. kanunun 5. maddesinin son cümlesi gereğince söz konusu düzenlemeyi geçersiz kılar. Bu düzenleme emredici bir kuraldır.


İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeniyle ilgili olduğundan davalı tarafça süresinde yapılmasa da hakim tarafından kendiliğinden bu husus göz önünde bulundurulmalıdır. Bir başka anlatımla hakim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2008/20378 Esas, 2008/12778 Karar sayılı ilamı).


İtirazın iptali davasında yetkili mahkeme ise H.U.M.K.un 9 ve sonraki maddelerine göre belirlenir. İcra İflas Kanunu itirazın iptali için özel bir yetki kuralı koymamıştır.


İlamsız icra da genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahındaki icra dairesidir.


Somut uyuşmazlıkta, davacı işe iade davası sonucu Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen ilamı Ankara İcra Müdürlüğünde takibe koyarak davalı aleyhine ilamlı icra takibinde bulunmuştur. Davalı icra dairesinin yetkisine itirazda bulunarak Kırşehir İcra Dairesinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Davacı ilamların icrasının her yerden istenebileceğini ileri sürmüş ise de işe iade davası neticesinde verilen karar tespit niteliğinde olduğu için davacının dayanak gösterdiği içtihadın somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemece 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesi uyarınca yetki hususunun çözümlenmesi gerekirken davalının yetki itirazının gerekçesiz olarak reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.


Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


işe iade davası, ilamlı icra, işe iade davasının tespit niteliğinde olduğu

13 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page